İstanbul En İyi Restaurantlar

“Menüdeki her şey gerçek İtalyan !”


Henüz açılalı 2 gün olmuş haliyle bazı eksiklikler söz konusu, fakat biraz fazla aceleye gelmiş hissinin maalesef önüne geçemedik. Eski Le Petit Maison‘un yerine açılmış olan Galvin Ristorantenin ilk girişte ambiyansı ile bizi etkilediğini itiraf etmeliyiz. Bahçe bölümünün tadilatı ne yazık ki bitmemişti, fakat bir göz ucuyla baktığımızda keyifli bir kış bahçesi olacağı aşikar.

Restauranta saat 19:00 civarında girdik ve 20:00’a kadar kimsenin gelmemesi bizi çok şaşırtsada ilerleyen saatlerde her yer dolmuştu neredeyse. Kimsenin olmayışından dolayı mutfak ekibi dahil bütün çalışanların bizim bir şey söylememizi bekler gibi olduğu bir ortam oluşmuştu.


Menüye gelecek olursak çok klasik olan İtalyan yemekleri ile doldurulmuş yani açıkcası biraz daha farklı ve özel yemekler görmek isterdik. Bu konuda hakkını vermemiz gereken Restaurant ise Serafina. Garson beyefendi’ye bize önerebileceğiniz bir yemek veya Galvin’e ait signature bir yemek var mı dediğimizde ise cevap çok netti;  “Menüdeki her şey gerçek İtalyan ! “

Galvin’in menüsünde ilgimizi çeken bölüm ise Taze yapılan makarnanalar. Biz tercihimizi tagliatelleden yana kullandık ve gerçekten çok beğendik. 


Biz yemekleri seçerken menüdeki her şeyi tek tek incelemek isteriz ki tatmamız gerek bir lezzeti kaçırmayalım. Öncelikle Şarap menüsü ile 13~15 dakika kadar bir samimiyetimiz olduktan sonra Arjantin Bölgesinden bir şarap seçimi yaptık, fakat ne yazık ki o şarabın ellerinde olmayışı bizi biraz üzdü. Sonrasında ise kendimizi sommelier tavsiyesini dinlemeye bıraktık ve söylemeliyiz ki önerdiği şarap gerçekten çok başarılıydı. SIGNIUM 2016 / DOLUCA kırmızı şarap olarak bizden 9.5/10 almayı haketti. Ancak söylemeden geçemeyeceğimiz bir konu ise şarabın menüde 2015 olarak yazılıp 2016 olarak servis ediliyor olması bizi biraz rahatsız etti.

Signium 2016 / Doluca


Başlangıç olarak Dana Carpaccio tercih etmeden önce, taze kesilip servis edildiğinden emin olmak için sorduğumuzda cevap bizi mutlu etti ve tabiki de taze olarak kesilip servis edildiği söylendi.Nitekim lezzetinden’de anladığımız üzere öyleydi ve Dana Carpaccio‘nun altına konulan limon aromalı sos ise gerçekten çok yakışmıştı. Rokalar taptaze, Parmesan peyniri ise çok lezzetliydi ve sonuç olarak muhakkak denenmesi gerek bir lezzet olarak 9/10 vermekten zevk duyuyoruz.

Dana Carpaccio

Devamında ise hiç bu lezzet rüyasını bozmadan, masaya gelen ve diğer restaurantlarda yediklerimize nazaran biraz daha büyük olan, üzerinde Pesto sos ile dressing yapılmış, altında ise ince kesilmiş fesleğen ve domates(kabuğu soyulmuş) koyulmuş Burrata’nın tadına baktık ve gerçekten çok lezzetliydi. Tabii ki başta kendisi sanırım yediğimiz en lezzetli Burrata peynirlerinden biriydi ve bu yüzden 9.5/10 veriyoruz.

Burrata

Roka Salata‘sı ile devam ettiğimiz bu güzel akşamda, Galvin Ristorante‘nin menüsündeki en zayıf yemeklerden biriydi ne yazık ki.Başlıca sebebi ise üzerindeki sos. Biraz beklemiş hissi veren bu sos, maalesef bu salataya bizce hiç yakışmamıştı. Tabii taze olan roka ve leziz parmasan peynirin hakkını vermeden geçemeyiz. Roka Salatası için 6.5/10.

Roka Salatası

 
Gecenin sıcak yemeğine geçerken yine Garson beyefendi’ye danışıp kendisine Pizzaların taş fırında yapılıp yapılmadığını sorduğumuzda; “Öncelikle buradaki Pizzalar diğer İtalyan restaurantındaki Pizzalar gibi değil daha kalınlar.” şeklinde bir açıklamada bulundu ve ardından Pizzaların kesinlikle taş fırında yapıldığını ekledi; fakat biz kendisinin Pizza konusunda biraz çekimser davrandığını gördükten sonra seçimimizi tabii ki taze yapılmış Tagliatelle’den yana kullandık. Menünün dışına çıkmak kaydı ile makarnaya krema ve tavuk eklettik. Açıkcası makarnanın diriliği ve lezzeti gerçekten çok başarılıydı. İçerisindeki tavuk biraz daha iyi olabilirdi; fakat biz Tagliatelle’imize 8.5/10 veriyoruz.

Tagliatelle (özel sipariş)

Aslında genelde 2~3 sıcak yemek tercihi yaparız, lakin biraz yemeklerimizi yavaş ve çokca sohbetle yediğimiz için yediklerimiz bizi geçen zaman zarfı içerisinde doyurmuştu, o yüzden tatlı ile devam etmeye karar verdik ve seçimimizi Tiramisu’den yana kullandık.Önümüzde servis edilen ve ortalama bir lezzete sahip olan Tiramisu yemek faslımızı tamamlamak için iyi bir tercihti. Tiramisu için 7.5/10 veriyoruz.

Tiramisü


Genel olarak çok keyifli bir akşamdı. Başta şarabımız olmak üzere her şey iyiydi.Yazımızı bitirmeden önce ise değinmek istediğimiz bir konu mekan için 16 Milyon TL kadar bir para harcandığı ve bununla beraber gümüş çatal,kaşık ve bıçak setleri olduğunu okumuştuk; fakat öyle bir durum söz konusu değildi. Sanırız PR için biraz fazla abartılmış bir durumdu, ancak yinede her yemek ile beraber gelen gümüş görünümlü tepsideki çatal,kaşık ve bıçak servisi çok güzel düşünülmüştü.İlerleyen haftalarda takvimimizde yer bulduğumuzda Kış Bahçesi’nde keyif yapıp deneyemediğimiz lezzetleri denemek isteriz.

Galvin Ristorante‘de artık akşamları süpriz kısa müzikal tadında müzik keyfide yapılıyormuş. Bu fikri biz çok beğendik, flashmob tadında garsonlar eşliğinde bir anda herkes şarkı söylemeye başlıyor. Mekana hava ve keyif katmış bizce. Bu tarz geliştirmeler sektör için hemde Galvin için çok ince hareketler tebrik ediyoruz.

Aynı zamanda rezervasonların tamamen dolu olduğu ve daha ay başından hiç yer kalmadığı belirtiliyor. Böyle bir ilgi tabiiki lezzet faktörünüde devreye sokuyor olabilir fakat çok iyi bir PR yaptıkları tartışılmaz. Jupiter Grup olarak bir çok restauratın yöneticiliğini yaptıkları için bu işte artık belli bir noktaya ulaşmış oldukları aşikar. Aldığımız diğer bir habere göre ise Jupiter Grup eski Şamdan’ın yerine Gordon Rouge açıyorlarmış. Fotoğraf çekmenin kesinlikle yasak olacağı mekanın şimdiden bir sloganı var! “Gordon Rouge‘da olan Gordon Rouge‘da kalır”.

Galvin Ristorante

7.4

FOOD

8.0/10

SERVICE

8.0/10

MUSIC

6.5/10

AMBIANCE

7.0/10